
|
| AMD Athlon
Thunderbird ön bilgi
AMD , uygun fiyatlı ve yüksek performanslı(yer yer PIII’den çok daha iyi olan fakat sonunda biraz bozan ) Athlon’ları piyasaya sürdüğünde esasında ne kadar büyük bir atılım yapmış olsa da yıllardan beri bu sektörde tek başına lider kalan Intel’in yerini o kadar çabuk sarsamamıştı... Gerçi şimdi de sarmış değil ama görünen o ki bu tip atılımlarla AMD yerini her geçen gün sağlamlaştıracak ve Intel karşısında gerçek bir rakip olacak. Şimdi rakip değil mi demeyin... Benim bahsettiğim rekabet pazar payını %50-50 bölüşmüş iki şirketin rekabeti. Belki yeni bir iki işlemci firması daha parlar da daha hızlı gelişme yaşanır. Transmeta adlı şirket hızlı adımlarla ilerlemeye başladı bile... Neyse çok hikayeye daldım, ben de Avrupa, Amerika ve Uzak Doğu’da piyasaya sürülen fakat bir türlü Türkiye’ye gelmeyen AMD ‘nin işlemci piyasasını sarsan, yeni Thunderbird işlemcilerinin testlerini ve yorumlarını birçok yabancı siteden derleyerek size sunuyorum. Arada kendi yorumlarımı da katacağım tabi... Madem ki uzun zamandan beri doküman hazırlayamadım, turk.hardware okuyucularına şöyle doyurucu bir doküman hazırlayalım dedim. Umarım beğeneceksiniz. Thunderbird işlemcisinin şu anda 750MHz, 800MHz, 850MHz, 900MHz, 950MHz ve 1GHz’lik versiyonları bulunuyor. Thunderbird’ün 256kb ‘lık çekirdek hızında çalışan bir ikincil önbelleği var. (Önbellek miktarlarının ve hızlarının toplam performansta en önemli faktörlerden olduğunu, herhalde söylemeye gerek yok!) Yani 750MHz ‘lik bir Thunderbird ün çekirdeği ve L2’si 750MHz hızında işlem yapabiliyor.(L2-> level2: ikincil önbellek) Oysa bu normal Athlon ‘larda böyle değildi. L2 işlemcinin yarı hızında ya da 1/3 hızında çalışıyordu. Bu da AMD’ye Intel karşısında puan kaybettiren özelliklerdi. Ama şöyle bir düşünecek olursak bütün bunları göz önünde bulunduran kullanıcı fiyat faktöründen dolayı Athlon’u (eskisini) tercih edecektir. (En azından ben tercih ederdim). Eski Athlon’dan tek farkı cache miktarı ve hızı değil Thunderbird’ün : aynı zamanda çekirdek yapısı da farklı 0.18 mikron teknolojisini kullanıyor. Bu daha az hacim ve daha az ısınmaya eşit : eski Athlon’lar eski 0.25 mikron teknolojisini kullandıkları için PIII’ler karşısında bu açıdan da puan kaybediyorlar. Bu sırada transistör sayısında da artış var : Thunderbird 37 milyon transistör içeriyor. Yani eski Athlon ‘lardan 15 milyon fazla transistör. Transistörler fiyatları artıran faktörlerdendir. Sistem bus hızı ise yine 200MHz. Yani eskisi gibi. Eyvah, sanırım Thunderbird’ün formatını söylemedim. Socket ve Slot yapıda iki versiyonları var bu cpu'ların... Bu yüzden de KX133 çipsetli (Türkiye için “yeni” diyebileceğimiz) anakartlar üzerinde Thunderbird çalışabiliyor . Sadece eski Athlon’lar için değil yani. KX ile aynı yapıya sahip olan KT133 çipsetli anakartlar(sadece socket cpu’ya destek vermesi farklı) ise Asus ve Abit tarafından da üretiliyor. Bu anakartlar üzerinde Duron ( AMD’nin yeni çıkan Celeron’a rakip ucuz socket işlemcileri: umarım onunla ilgili bir dökümantasyon da hazırlayabilirim) ve Thunderbird işlemciler çalışıyor.(sanırım çok parantez kullanıyorum) Bunların çoğunu aşağıdaki tabloda bulabilirsiniz. Unutmayın ki bu incelemeyi ben yapmadım. Sadece test sonuçlarını AnandTech 'ten alarak size bunları ve kendi yorumlarımı aktarıyorum. Arada bir çevirililer de yapıyorum. Lafı bu kadar uzattıktan sonra AnandTech’ten aldığım işlemcilerin özelliklerini tablosunun türkçeye çevirerek size yansıtıyorum (çevirecek bir şey de yok: transistor ->transistör v.s, neyse...)
Evet Coppermine PIII ile karşılaştırıldığında gözümüze çarpan en önemli faktör L1 yani birincil önbellek miktarı. Thunderbird bu bakımdan 96kb lık fazlasıyla testlere daha göz atmadan gözümde büyüdü. İkincil önbellek bus ‘ı ile ise Thunderbird biraz geride kalmış. Sandığım kadarıyla genel performansta önemli farklar yaratabilecek bir etken. Yine Anandtech sitesinde L2’ için İşlemcinin L1 belleği ile Sistem Hafızası arasında bağlantı kuran bir adam benzetmesi yapılmış : “Eğer işlemcinin herhangi bir veriye ihtiyacı varsa L1 ‘e gider, ve veriyi arar. Veri bulunursa işlemci istediğini en kısa yoldan (hızlı ve basit) halletmiş olur. Ama bulunamazsa aynı işlem L2 ‘ye yapılır. Bulunamama ihtimali sonucunda CPU istediği veriyi edinebilmek için RAM ‘e gider. “ Burada L2 ve L1’in önemi yeterince vurgulandı sanırım.
Neyse artık sanırım testlere bakmanın zamanı geldi... Anandtech ‘in yaptığı testlerde kullandığı platformu hemen aktarıyorum : Sonraki Sayfa ( Test Sistemleri)
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||